Kaab İle Hırka

“beni örün, beni örtün!”

bir şey var: eski sözleri
uzun ve anlaşılmaz şeylere gömdüm
gördüm: sözlerin kumunda
bir vaha idi yaz
duydum, yeşil kuş, hadra!
dedi, ‘siz,
ölmeden önce ölün!’

“beni örün, beni örtün!”

gördüm: göğsünden kopan güneş’ti
yeşil sözü gördüm
avucunda doğan nehri
bir kemerdi; giyindim aşk’ı
hırkamı ördüm bürde!
dedi ‘üşüyordun,
sana verdim!’

“beni örün, beni örtün!”

sessizlikti, gülü doğurdu
yüzümü Yüzüme dönüm
Zaman, gül’dür; gülü böldüm
yeşil gülü: semerkant’ül fuad
yürüdüm aşklara doğru
hüzün geldi, baned suad!
dedi, ‘gömün!’

“beni örün, beni örtün!”


Hilmi Yavuz
KATEGORİ : Didaktik